Bir Algı Yönetimi: Hafta Sonu

Merak ettiniz mi hiç; hafta sonu kavramı nasıl ortaya çıktı? Hafta sonu öğrenciler için iki günlük okuldan uzak bir tatil, çalışanlar için işten uzak geçirip dinlenebilecekleri iki günlük bir tatil. Tüm planlarımızı bu günlere göre yapar, eğlenemediğimiz hafta sonlarını boşa geçmiş sayarız. Bizi bekleyen mangallar, üzerinde huzuru tattığımız hamaklar, ailecek ya da arkadaşlarla planlanan gezmeler. Hepsini sıkıştırdığımız bu hafta sonu kavramı nasıl çıktı ortaya? İşverenlerin, bizi bu denli düşüneceklerini kim düşünebilirdi? Umutlanmayın yine bizi düşünmüyorlar.

Eğer iki gün iş için ayrılsaydı muhtemelen hiçbir işi tamamlamaya ya da ilerlemeye yeterli olmazdı. Yalnızca iki gün okula giderek ne kadar verim alabilirdik, ne kadar şey öğrenebilirdik ya da o iki günde öğrendiğimiz bilgiler bu uzun tatil sürecinde nasıl aklımızda kalırdı? 2 günlük tatilden sonra bile pazartesi günü  çalışıp işe gelmek ve okula gitmek zor gelirken, bu iki günlük tatil bile adaptasyonu zorlaştırırken, beş gün olsaydı nasıl olurdu acaba? Her hafta başı okula ya da işe tekrar gitmek gibi değil de baştan başlamak gibi olurdu.

Daha yüz yıl önce, hafta sonu kavramı yokken insanlar nasıl yaşıyordu? Dünya genelinde, çalışma günleri 6-7 gün arasında değişiyor ve genelde 6 gün olanlarda dini vecibeler gerçekleştirildikten sonra o gün dahi çalışılıyordu. Aslında sahip olduğumuz bu şey bizim için gayet kıymetli: HİÇ BİTMESİN HAFTA SONLARI.

Geçmişe bakıldığında birçok toplum 6 gün çalışıp 1 gün izin yapma yoluna gitmiştir. Bu izin günleri dinlere göre de değişmiştir. Örneğin Müslüman toplumlar Cuma gününü tatil etmiş, Yahudiler Cumartesi, Hristiyanlar Pazar gününü tatil etmiştir. Bu günler ibadetleriyle bağlantılıdır. Müslümanlara ait Cuma namazları, Hristiyanlara ait Pazar kiliseye gitme ibadeti gibi…

Peki bize hafta sonu kavramını bağışlayan bu yüce gönüllü, insan sevdalısı, memleket sevdalısı insan kimdi? 🙂

Kendisi çok iyi tanıdığımız biri; Ford otomobil fabrikasının kurucusu, dünyanın ilk seri üretim bandının mucidi, kuzeyin kralı: HENRY FORD.

Henry Ford hafta sonu kavramını ne amaçla ortaya attı. Hangi iş veren bu fikri kabul edebilirdi ki? Yedi gün çalışan işçisine kim niye iki gün tatil verip, üretimini yüzde 30 (kaba bir tahmin) oranında düşürmek ister?

Henry Ford her büyük iş adamı gibi çok iyi bir algı yönetimi uzmanıydı. Ucuza mal ettiği otomobilleri çalışan kesime satabilmesi için o insanlarda otomobil sahibi olma ihtiyacı yaratması gerektiğini biliyordu ama sürekli çalışan ve iş dışında vakti olmayan bir çalışanında otomobil almasına çok da gerek olmayacaktı.

Ford amacına ulaşmak ve insanların otomobillerini kullanabilecekleri vakte sahip olmaları için “hafta sonu” kavramını yaratması gerektiğini anlamıştı ve kendisi bunu başlattığı anda diğer sektörlerdeki fabrikalarda çalışan işçilerde doğal olarak bu hakkı isteyeceklerdi. Hatta en kapitalizm düşmanı sendikaların bile bu uğurda mücadele vereceklerini ön görmüştü.

Ford’un öngörüsü doğru çıktı ve sendikalar ile yüz binlerce işçinin verdiği büyük mücadeleler sonucunda 1938 senesinde çıkarılan yasayla hafta sonu tatili hakkı Amerika’daki tüm işçilere tanındı ve oradan da dünyaya yayıldı. Bundan böyle tüm hafta çalışıp üreten işçiler hafta sonu tatillerinde bol bol gezecekler ve kendi ürettiklerini bolca tüketecekler hatta bunun için üstüne bankalara borca da gireceklerdi.

Henry Ford’un başarılı algı yönetimi operasyonu başarıya ulaştığı gibi kendisi de Amerika’daki işçilere ilk hafta sonu tatilini veren “vefakar iş adamı” imajına konmuş oldu.

Henry Ford fikri ortaya attı. Amerika’daki sendikalar çıktı savaştı. Bize de bu hafta sonlarına planlar yapmak ve hafta sonlarını en güzel şekilde geçirmek kaldı. Bu hafta sonu bir planınız yoksa ne de doğru bir yerdesiniz; Yaşıyorkenyap’tasınız. Hiç yapmadığınız bir şeyi deneyimleyebilir.Bu deneyimi daha önce yaşamış birinin bir yazısını okuyabilirsiniz. Hadi gelin bize bulaşın biraz ve güzel bir hafta sonu için bizden biraz tüyo alın.

Her hafta sonunuz; EN GÜZEL HAFTA SONUNUZ OLSUN.

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid