- Advertisement -

Yaşıyorken Kuzey’den Güney’e İnelim Mi ?

Diyar diyar Anadolu.

63

Herkese Merhaba,

En başından söyleyeyim ne kadar diyar diyar Anadolu desem de işin sonu yine bir kamp macerasına çıkıyor 🙂

Dipnot: Yanınızda peçete, mendil bulundurmayı unutmayın yazıyı okurken.

Antep’teki arkadaşlarım ile 19 Mayıs tatilini kullanarak 2-3 günlüğüne Mersin’e kamp yapmaya gitmeyi bir ay öncesinden planlamış ve ben de Antep’e uçak biletimi almıştım. Ama gel gör ki iş hayatımın cilvesi bana bu tatili daha farklı yaşamamı sağlamıştı. Salı günü gelen telefon ile ertesi sabah Trabzon’a uçacağım haberi beni biraz yıkmıştı ama sonrasında gelen cümleler adeta lise hayallerimi gerçekleştirmemi sağlayacak nitelikteydi.

Hazırsanız başlayalım. 🙂

Sabah 6.00 uçağına binip Trabzon’a varmaya çalışırken bugün mıhlamayı nerede yesem düşünceleri uçakta da uyutmamıştı beni 🙂 Ama Trabzon’a indiğimde beni karşılayan abimin “Mıhlama hazırlanıyor, hadi çabuk ol da yetişelim.” demesi tüm düşünceleri uçurmuştu aklımdan 🙂

Rota biraz uzundu ve iş beklemezdi. Hemen yola koyuldum güneye doğru. İsmini bildiğimiz ama haritada bulmakta güçlük çektiğimiz şehirlerden birine doğru yola çıkmıştım. Manzara o kadar müthiştiki ilerlemek içimden hiç gelmiyordu.

Evet, Gümüşhane’ye yaklaşmıştım saf oksijeni bol bol içime çekerek. Tekrarlıyorum ama gerçekten yeşilliği ile havası ile gitme buralardan diye bağırıyordu şehir. İç çekerek üzgünüm diyebiliyorum sadece bu doğaya…

Gümüşhane çıkışına doğru telefonum çalmış, arabayı kenara çekmiş, bilgisayarda çalışıyordum ki 2-3 tane asker etrafımı sardı. Kulağım da kulaklıklar olduğu için hiç bir ikazı duymamışım, saf bir şekilde telefon ile konuşurken çalışıyordum. Ama dikkat etmediğim nokta arabayı askeriyenin önüne çekmiş olmamdı. Camın tıklanması ve kafamı kaldırıp karşımda namlusu ile bana bakan 2 silah görmem ile birlikte, bilgisayarın bir yana telefonun başka bir tarafa uçması Jandarmaları epey güldürmüştü 🙁
Siz siz olun arabayı nereye çektiğinize dikkat edin. Ha bu arada yanda duran tablette ne ara arka koltuğa fırlamıştı gram fikrim yok…

Bu silsileyi atlattıktan ve işi bitirdikten sonra Sivas’a doğru yola çıkmıştım artık. Yurdumuzun her bir köşesinin ayrı bir güzelliği var. Gönlüm her köşede durmak isterdi ama maalesef ki işler beni beklerdi.

Burası Zigana vadisinden geçerken yol üstünde denk geldiğim bir yer. Hani filmlerde olur ya; Kuş sesleri, uzaktan gelen nehirin sesi ve yüksek tepeler… Hah işte, ortam tam da böyle.

Trabzon’dan beri açlığımı Kayseri’ye saklamış olmamın ödülünü pastırmalı yumurta yiyerek almıştım 🙂 Kesinlikle bu şehre uğradığınızda pastırmalı veya sucuklu yumurta yemeden şehri geçmeyin. Üzülürsünüz 🙁

pastırmalı yumurta ile ilgili görsel sonucuKarnımızı doyurup kahvemizi de içtiğimize göre yola devam edebiliriz artık. Bir sonraki durağım Kahramanmaraş. Tabi ki de buradan dondurma yemeden gitmek ayıp olurdu ancak bu esnada instagramdan arkadaşlarımın paylaştığım videolara ve fotoğraflara yaptığı yorumlar beni gülmekten öldürüyordu. 🙂

Instagramdan şikayet bildirimleri akıyor duruyordu. Neymiş efendim uygunsuz içerik. 🙂 Bu beni yıldırır mı? Tabi ki de hayır. 🙂 Maraş’a gelmiş ve Anadolunun tüm lezzetlerini yerinde tatmaya ant içmiştim resmen. 🙂

Dondurmayı kesinlikle Kervanhan’da yemeli ve hediyelik olarak gideceğiniz yere almalısınız. Götüreceğiniz şehre kadar dayanabilecek paket yapıyorlar ve paketi açtığınız da dondurmanın sanki oradan yeni almışsınız gibi durduğunu göreceksiniz. 🙂

Artık Gaziantep’e varmıştım ve günde bitmişti. Arkadaşlarım instagramdaki paylaşımlarımı görünce bana yemek hazırlamaktan vazgeçmiş, eve vardığımda bana sarıldıktan sonra çok hoş nefretlerini suratıma karşı kusmuşlardı. 🙂

Ve sabah olmuştu hemencecik. Yakın bir zaman da tanıştığımız ancak sanki yıllardır görmediğim arkadaşıma duyduğum özlem ile Urfa’ya doğru yol almıştım. Beni ne kadar doğru tanımış ki ilk sorusu “Ciğer mi? Kebap mı?” olmuştu. 🙂 Ben ciğer yiyemediğim için kebaptan yana kullandım tercihimi ama siz siz olun ciğer seviyorsanız kesinlikle kaçırmayın Urfa ciğerini 🙂

Urfa’ya gelmişken Balıklı göle gitmemek kesinlikle olmazdı.
İlgili resim

Balıklara yem verdikten sonra.Urfayı tepeden izlerken bir kahve içmeyi kesinlikle unutmayın müthiş bir manzarası var.

Urfa’da özlem giderdikten sonra tekrar Antep’e doğru yola koyulmam gerekti. Ertesi güne arkadaşlarım ile bir kamp planımız vardı ama bu akşamdan yola çıkalım ki günü öldürmeyelim diye bir fikir ortaya atılınca, Urfa’dan kopmak istemesemde, çoğunluğun yaptığı plana uymak zorunda kaldım. Bir de Halfeti çok güzel bir yermiş ancak vakit kısıtlı olduğu için oraya uğrama fırsatım olmadı. Ama gitme imkanınız olursa kesinlikle Halfeti’de sandal ile bir tur atmanızı tavsiye ederim.

Antep’e ulaşıp kamp eşyalarımızı bagaja tıkıştırdıktan sonra Mersin’e doğru yola çıkma zamanı gelmişti. Karnımız açtı ancak Adana’ya kadar dayanmalıydık. 🙂

Zeki Usta sağolsun bu açlık direncimizi öyle bir kırmıştıki adeta gözlerimizde midemiz de bayram etmişti. Kesinlikle uğramalısınız. Sizden siparişi alırken “Bir mi, yarım mı yapayım?” diye soruyor. Siz siz olun kesinlikle yarım söyleyin. Çünkü dürümler ile kılıç kalkan oynamak zorunda kalabilirsiniz. 🙂
Bir de biberler dışarıdan çok hoş görünse de efsane acı dikkat edelim. 🙁

Karnımızı da doyurduk. Artık rotamızı açlık engeli kalmadan Mersin Büyükeceli’ye çevirmiştik. Buraya vardığımız da saat sabaha karşı 5 suların daydı. Ama ilk ışıkların verdiği renkler sanki tüm yorgunluğumuzu üstümüzden almıştı.

https://www.instagram.com/p/BUQcnylFQYj/?taken-by=oguncelikk

Bu manzarayı biraz bira içerek kapatıp uykuya dalma zamanı gelmişti artık. Çünkü sabah kalkıp güzel bir kahvaltı yapıp akşama kadar yüzecektik 🙂

https://www.instagram.com/p/BURKxQ0FOWk/?taken-by=oguncelikk

Kahvaltımızın standartlarını hiç bozmadan Kayseri’den alınan sucuklar ile yapınca, artık denize girebilirdik. 🙂

Henüz tam sezonu olmadığı ve birçok insan burayı keşfetmediği için, gündüz o kadar sakindiki deniz ve sahil adeta “Benim ile yüzer misin?” diyordu 🙂

Hiç direnmedik emin olabilirsiniz 🙂 Sıkılana kadar yüzmüş ve sahilde rüzgarın etkisi ile iyice yorulmuştuk. Artık akşam yemeği yememiz gerekiyordu ancak rüzgar şiddetinden korkup ateş yakmaktan çekiniyorduk. Ancak yan çadırda bulunan usta Adanalı mangalcı abimiz tezgahı kurmuş etlerini pişirmeye başlamıştı 🙂 Hemen ufak bir muhabbet ile mangalımızı yapabilecek ateşe kavuşmuştuk.

Ve sabah olmuştu. Mersine kadar gelip sadece yeyip içmek ile gün geçirmek ayıp olurdu. Sahildeki yerlilerin tavsiyesi ile 15 km kadar uzaklıkta olan Aynalı Göl mağarasına gittik. Göle ulaşabilmek için 555 basamak inmek zorundasınız. Göle yaklaştıkça sıcaklık artmaya ve durduğunuz yerde gözünüzden aşağı terler akmaya başlıyor.

Ve sonunda Aynalı göle ulaşmıştık.

Adını aldığı gibi size suyun dibini göstermiyordu göl. Bu göle sadece profesyonel dalış yapılabiliyor. İç yapıya zarar verilmemesi adına beyaz ışık kullanılmamakta ve flaş ile fotoğraf çekmek yasak. Eğer bir gün yolunuz düşerse lütfen bu yasağa uyalım . Ülke olarak doğal yapıları bozmakta üstümüze zaten yok bari elde kalan bu son değerleri koruyalım.

2 gecelik bu kamp maceramız da sona ermişti ve Antep’e geri dönmemiz gerekiyordu. Mersin’e gelip de tantuniyi yerinde yememek ayıp olurdu bizce koca şehre 🙂 İsmi biraz garip olsada Mersin’in en iyi tantunicilerinden birdir Memoş Tantuni. Kesinlikle uğramayı unutmayın!

Burada da karnımızı doyurduk ama biz Türklerde gelenektir yemekten sonra ya tatlı yada meyve yeriz 🙂 Bu geleneğe tabi ki biz de uyacaktık ama bunun için ortalama 300 km daha yolumuz vardı 🙁

Antep’e geri döndüğümüzde eve uğramadan direk olarak Cumba Künefeye geldik. Burası Antep’in, Anteplinin önereceği tek künefecidir. Künefenin hazırlanmasını beklerken size gelen taze kavrulmuş Antep fıstığını yemeye başlıyorsunuz. Aman buraya dikkat fıstık fırından yeni çıkmış ve çok sıcak oluyor hemen atlamayın yanarsınız. 🙂

Artık yazının sonuna geldik. Şimdi hemen yakınlarınızda bir peçeteniz var ise ağzınızı silmenizi tavsiye ederim 🙂

Doğa ile kalın, sevgilerim ile. 🙂

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.