Soluksuz İzleyebileceğiniz Bir Dizi: Fi!

Vodafone Red aracılığıyla, Puhutv de yayınlanmaya başlayan "Fi" dizisi ilk üç bölümü ile bizimle!

465

Ay yapım yapımcılığında ki, Fi isimli bu diziyi uykum kaçtığı bir gece, yayınlanan ilk 3 bölümünü soluksuz izledim diyebilirim. Bu diziyi farklı ve ilgi çekici kılan birçok özellik var:

Ama öncelikle Fİ ne demek diye soruyor olabilirsiniz: Fi, Etrafınızdaki canlı ve cansız birçok varlığın yapısında, hatta vücudunuzda bulunan estetik bir orandır, yaygın olarak altın oran ismiyle bilinen bir terim… Herkesçe hayran olunan Mona Lisa tablosu, Mısır Piramitleri gibi bazı eserlerin bu orana uygun olduğu söylenir, hatta bu oranlamaya göre ideal insan yüzü ve vücudunu da belirlemek mümkün.

1.Bu dizi alışılmışın aksine TV’de yayınlanmıyor, Vodafone Red aracılığıyla puhutv de yayınlanıyor, Dizi yazar ve Psikolog Azra Kohen yazdığı, oldukça popüler olan “Fi, Çi, Pi” adlı üçleme kitap serisi, ilk sezon Fi kitabından uyarlama, Nükhet Bıçakçı tarafından senaryolaştırılmış.

2. Ozan Güven hayranları bu diziyi kesinlikle kaçırmamalı, çünkü kendisi bu hikayenin ana karakteri, çok ünlü ve başarılı bir terapist olan Can Bey karakterini canlandırıyor, bu karakter başarılı olduğu kadar bir o kadar tehlikeli, takıntılı, gizemli, hırslı ve tutkulu.

Böyle bir karakterin tutkularının peşinden sürüklenmesiyle beraber ortalığın karışması çok sürpriz değil tabi. Mehmet Günsur, Serenay Sarıkaya, Berrak Tüzünataç, Özge Özpirinççi gibi iddalı oyuncuların canlandırdıkları iddialı karakterler ile dizide rol almasıyla, bu hikayede de birçok entrika, gizem ve tutkuyu birarada izlemeye hazırlıklı olun.

3. Dizinin bence en etkileyici yanı, kuru bir aşk hikayesinden ziyade aşkın peşinden koşan bir adamın yaşadıkları ile beraber hikayenin hayata dair felsefe barındırması. Fi’yi izlediğinizde hafızanıza kazınan bazı replikler mutlaka olacaktır.

İnsan ruhunu anlamak için sanatı sadece anlamanız yetmez. Ondan zevk de almalısınız.

-Geçen gün bi yazınızı okudum. Ne olursa olsun hayatı deneyimleyin yazmışsınız. Sonunda acı çekmek bile hiç yaşamamaktan iyidir gibi bişey. -Yazmışımdır

İlham verici sözler insanı daha tutkuyla yaşama sarılmasına, kafasına koyduğunu yapmaktan korkmamasına yada en azından bir şeyleri sorgulamaya başlamasına teşvik ediyor. 

 

Kim bir uçurumun kenarında açan menekşeyi alkışlar. Kim çok güzel doğdu diye ayı takdir eder. Ne menekşenin ne de ayın onaylanmaya ihtiyacı vardır. Biz kırda açan çiçek, gökteki ay değiliz. Bizi mağaradan çıkaran, uzaya gönderen ‘işini en iyi yap’ motivasyonu olamaz. Davut heykelini resmettiren, okyanusları aştıran, atomu parçalatan güç bilinme isteğidir. Herkes gizli bir hazinedir. Herkes bilinmek ister.

Peki sizce de herkes gerçekten bilinmek ister mi? Yani tüm başarmak istediklerimiz aslında başarılarımızın alkışlanmasına olan ihtiyacımızdan mıdır mesela?
Ve ilk bölümleri izleyenlerden, dizinin merakla beklediğim diğer bölümleri ile ilgili tahminlerini almak istiyorum sizce tutku mu kazanacak yoksa aşk mı?

 

Şimdiden İyi Seyirler Dileriz!

 

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bunlarıda beğenebilirsin Diğer yazıları

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.

X