- Advertisement -

Medeniyetin Başladığı Yer: Göbekli Tepe

Göbekli Tepe, Mezopotamya’daki ilk şehirlerden 5.000 yıl, milyonlarca turistin ziyaret ettiği İngiltere’deki ünlü Stonehenge’den 7.000 yıl, Mısır Piramitleri’nden 7.500 yıl, Malta Adası’nda bulunan tapınaklardan da 6.500 yıl daha eski olduğu açığa çıkarıldı.

100

Efsaneleriyle, tarihi yeniden şekillendirmesiyle hala çözülemeyen sırlarıyla Mezotopotamya’da bir gizem Göbeklitepe.

Şanlıurfa ili sınırlarında yer alan dünyanın en eski tapınağı olarak tarihe yön veriyor ve akışı değiştiriyor belki de tarihi yeniden bizim topraklarımızda yazıyor.

Göbekli Tepe, Mezopotamya’daki ilk şehirlerden 5.000 yıl, milyonlarca turistin ziyaret ettiği İngiltere’deki ünlü Stonehenge’den 7.000 yıl, Mısır Piramitleri’nden 7.500 yıl, Malta Adası’nda bulunan tapınaklardan da 6.500 yıl daha eski olduğu açığa çıkarıldı.

Bulunduğu konum itibariyle bir tapınak olduğu düşünülüyor, karşılıklı T biçimindeki sütunlar ve sütunların üstünde yer alan figürler dönemine ışık tutacak nitelikte. T biçimli sütunların ise insanı simgelediği inancı hakim.

Göbeklitepe’yle ilgili en dikkat çekici iddia ise şöyle: Bilim adamlarına göre Göbekli Tepe’nin Adem ve Havva’nın yaşadığı Cennet (Eden) Bahçesi olduğu düşünülmekte ve bu iddiayı kanıtlayan bilgiler de var:

  • İncil’in “yaradılış” bölümünde cennet bahçesinin Asur’un batısında olduğu yazıyor. Göbekli Tepe de burada.
  • Cennet Bahçesinin 4 nehirle çevrelendiği, bunlardan ikisinin de Fırat ile Dicle olduğu biliniyor.
  • Asur tabletlerinde Beth Eden adlı bir medeniyetten bahsediliyor. Göbekli Tepe’nin bulunduğu yer tarif ediliyor.
  • Tevrat’ta da bahçenin Suriye’nin kuzeyinde olduğu belirtiliyor. 
  • “Eden” kelimesi Sümerce “ova” anlamına geliyor. Göbekli de Harran Ovası’nın hemen içinde yer alıyor. 
  • Uzmanlar, “Medeniyetten ve her şeyden önce Göbekli Tepe vardı” ifadesini kullanıyor.

Göbekli Tepe, ilk kez 1983 yılında, tarlasını karasabanla sürerken bulduğu oymalı taşı müzeye götüren bir çiftçi sayesinde fark edilmiştir. Daha önce 1963 yılında  İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin işbirliği ile hazırlanan “Güneydoğu Anadolu Bölgesi Araştırma Projesi” çerçevesinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, İstanbul Üniversitesi’nden Prehistorya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halet Çambel ve Chicago Üniversitesi’nden Prof. Dr. Robert Braidwood tarafından keşfedilmiştir. Ayrıca 1980 yılında Peter Benedict’in “Güneydoğu Anadolu’da Anket Çalışması” makalesinde bahsedilmiş ama önemi anlaşılmamıştır. 1995 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Arkeolog Harald Hauptmann’ın danışmanlığında yüzey araştırmaları yapılmış ve 1996 yılından 2006 yılına kadar Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Klaus Schmidt danışmanlığında kazı çalışmaları sürdürülmüştür.

bilinen ilk heykel

Bu heyecan verici iddialar Göbeklitepe’yi daha da gizemli ve daha da  özel kılıyor ; ancak Klaus Schmidt’in yaşamını yitirmesi ve birtakım nedenlerden dolayı kazı çalışmalarıyla ilgili ilerlemenin yeterli olmadığı iddiaları ne yazık ki son zamanlarda bu kıymetli eserle ilgili en üzücü gelişme. Dileriz, medeniyetin doğduğu topraklarda Göbeklitepe 10 binlerce yıl öncesindeki gibi korunur ve medeniyetin her basamağında bizimle beraber yükselir.

Yaşıyorken geçmişine sahip çık!

**Daha detaylı okumalar ve bilgilerin kaynağı için;

http://arkeofili.com/?p=7525

http://web.harran.edu.tr/tarih/tr/makaleler/gobekli-tepe/

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.