Frida Kahlo’nun Büyük Aşkı

Aşkın, acının ve devrimin kadını.

943

Aşkın, acının ve devrimin kadını “Frida Kahlo”

6 Temmuz 1907’de Meksika’da doğuyor ancak Meksika devriminin gerçekleştiği 7 Temmuz 1910’u kendine doğum günü ilan ediyor.
Yıkımı, bozgunu bol bir ömür onunki.

Altı yaşında geçirdiği bir hastalık neticesinde bir bacağı kısa kalıyor, ve hastanelerle çocuk yaşta tanışıyor .
O dönem  arkadaşları ona“tahta bacaklı”    diye çağırıyor. Alınıyor ama yıkılmıyor, hatta azmiyle, yalnızca erkeklerin kabul edildiği bir okula kabul ediliyor. Politikaya, felsefeye merak sarıyor, elinden geleni ardına koymuyor .

Ama 18 yaşındayken, bindiği otobüs tramvay ile çarpışıyor, sonrasında sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkan demir bir çubuk, onlarca yerinden kırılmış kemikler, hırpalanmış bir ruh ve ömrü boyunca dinmeyecek sancılar..

Doktorların “ölür” dediği Frida, ölmüyor, direniyor.  Tam tamına otuz iki ameliyat geçiriyor ama hayatı boyunca ağır demir korselerden de kurtulamıyor..

Adeta yatağa çivilenen Frida, her gün aynada uzun uzun kendini izliyor, sonunda tüm yaralarını seviyor, sonrası muhteşem tuvaller tabi ki…

Büyük aşkı Diego’yu hem kocası hem çocuğu olarak gördüğünü resmettiği tablosu;

Büyük aşkı Diego’yu resmettiği bir diğer tablosu;

Geçirdiği rahatsızlıkları resmettiği ve ona çare olması için yediği sakatatları resmettiği tablosu;

Diego ile ayrılığında yaşadığı buhranda, saçlarını kısacık kestirdiği halini resmettiği tablosu;

İlk bebeğini düşürüşünü resmettiği acı dolu tablosu;

Aynada gördüğü acıları resmediyor, hissettiklerini döküyor önüne, Picasso bileBiz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz diyor.

Hiç durmadan, en mahremine kadar, her şeyi resimleri ile anlatıyor.
Hastalığını, yıkımlarını, aşkını, yaralarını…

Frida, hayatta iki büyük kaza geçirdiğini söylüyor. Biri bedenini korkunç acılara mahkum eden malum otobüs kazası, diğeri aynı akıbeti ruhuna yaşatan ressam Diego Rivera aşkı.

Hiçbir yerde görülmeyen gerçek görüntüleri için;

Boşuna dememişler, Mutlu aşk yoktur…”

Evlendiklerinde, fille güvercinin aşkına benzetiliyor ilişkileri. Diego’da sadakatin s’si yok, kız kardeşiyle bile aldatıyor Fridayı.
Çok incinmesine rağmen Diego’dan asla vazgeçemiyor, ah be Frida….

“Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın, zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın diyor ona bir mektubunda..

Diego bunu anladı mı ?
Sanmıyorum…

Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim;
Zeki olan erkekler mutlu olmak için tek bir kadını seçerler. Çünkü bilirler ki, mutluluk birden fazla kadınla birlikte olmak değildir. Birden fazla mutluluğu yaşatan tek bir kadınla birlikte olmaktır  ”

Gittikçe daha çok tanınıyor güvercin, tablolarıyla, giyim kuşamıyla, politik duruşuyla baştan aşağı ilgi çekiyor…

Ağırlaşıyor bir süre sonra, bir bacağını kesiyorlar ama yine yılmıyor Frida, yataktan çıkması yasaklandığında, yatağı yükletiyor bir kamyona, kendi sergisine öyle gidiyor .

Ama maalesef 47 yaşında, arkasında bomba gibi bir hikaye ve 144 tablo bırakarak, veda ediyor hayata.

Evet büyük acılar yaşamış, ama acısından bir sanat çıkarmış. Ne bacağı, ne dinmeyen acıları ne de Diego’nun yaşattıkları, onu hayattan vazgeçirememiş.

Başka kim, hissettiklerini bu kadar hissettirebilir ki ? Sözleri o kadar anlamlı ki; bir durup düşünüyor insan…

Bir mektubunda da Diego’ya diyor ki ;

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim.
Bencil olduğun için vazgeçtim! Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi; çünkü sevgim yüceydi.
Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

 

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bunlarıda beğenebilirsin Diğer yazıları

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.

X