Fars Edebiyatında Dört Durak

Yazı evrensel, edebiyat, milli midir yahut doğru soru: Edebiyat, sanat kimindir, kimedir?

Yazıya, sanata dair soracak elbette çok soru vardır ve her dönem çok tartışılmış çok yanıtlanmıştır; ancak bir öznel yargı içinde denebilir ki tıpkı müzik gibi edebiyat da evrenseldir ve kelimeler her dilde insana mutlak bir şeyler anlatır.

Kur’an’ın “Oku”ayetiyle başlaması,  İncil’deBaşlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı.” ayetlerinin yer alması da gösteriyor ki kutsal kitaplarda sözler,okumalar ve sözcükler çok şey anlatır dilde ve dinde dahi dinleyecek,okuyacak yorumlayacak ve belli ki bunu tüm dünya birlikte yapacağız. O halde bir durak seçelim, bizi derinden etkileyen Osmanlı coğrafyası itibariyle en çok etkilendiği kültürlerden biri olan Fars Edebiyatının bizlere,edebiyatımıza katkılarıyla İranlı yazar ve şairlerinden bizlere

1.Ömer Hayyam:

Bilim insanı,şair,filozof. Rubaileri ile günümüzü ve dönemini aydınlatan ve rubailerin kurucusu ve hatta günümüzde başımızı ağrıtan x’i bulan bir matematikçi.Kendisi x,bilinmeyen için “şey” sözcüğünü kullanmış Avrupa’da xay olarak anılmış ve zamanla kısaltılarak x son halini almıştır.Ay takvimi olan Celali takvim için de yadsınamaz katkılarda bulunmuştur.Kiminin aklına yüreğine rubaileriyle kiminin mantığına,matematiğine hitap etmiştir;ancak ne zaman bir şarap alınsa ele bir rubai düşer insanın diline…

Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
Bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim
Gezecek bizim toprağın yeşilliğinde.

 

Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:

Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;

Bana kötü deyip kötülük edeceksen,

Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle.

 

2. Samed Behrengi:

Azeri asıllı yazar ve şair olan Samed Behrengi kitaplarını Azeri Türkçesi ve Farsça arasında çeviriler yapmış,Dünya edebiyatına çok sayıda kıymetli eserler bırakmış, döneminde yasaklanmış ve hazin bir biçimde yaşamını yitirmiştir. Yazdığı çocuk kitapları ise her yaş için bir rehber olmuştur.

“Küçük kara balık biliyordu dünyanın sadece yaşadığı gölden ibaret olmadığını, denizlerin okyanusların olduğunu biliyordu. Ve görmek istiyordu. Yeni balıklar, yeni yerler görmek istiyordu. Ama ailesi ve çevresi öyle değildi. Onlar yaşamı sadece o gölden ibaret sanıyorlardı. Onların dünyasında başkaları olamazdı, farklılıklar olamazdı. Küçük kara balık onlara inat doğrularına, aklına ve kalbine uydu, kamasını da aldı yanına ve yola çıktı.”

Küçük Kara Balık

3.Sadık Hidayet:

Modern İran Edebiyatının hikayecilik ve düz yazı denince akla gelen ilk ismi. Yaşadığı dönem yazarlarından ve Paris’te yaşadığı dönemde ruh hali oldukça etkilenmiş,intihar eğilimi göstermiş ve ne yazık ki yaşamını genç yaşta sonlandırmıştır.Bazı kesimlerde İran’ın Kafka’sı olarak dahi anılmakta olan yazarın özellikle “Kör Baykuş” isimli kitabı çokça okunmuştur.

“Odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor bir mum gibi, hayır, yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: Öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Fakat diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş…”

Kör Baykuş

4.Furuğ Ferruhzad:

20.yy’da İran’da yetişen,kısacık ömrüne şiiri,sinemayı hem de yalnızca oyunculuğu değil yönetmenliği de sığdırmış, şiire aşık tıpkı bizim edebiyatımızın “Gamlı Prensesi” Tezer Özlü gibi İran’ın kederli,gamlı şairi Furuğ…

Tüm ömrü ki kısacık bir ömür yaşamıştır Furuğ, 32 yaşında bir trafik kazasında yaşamını yitirmiştir,evladına,aşka,kadın özgürlüğüne hasret kalmış ve hep mücadele etmiştir. Her şeyden önce ben bir kadınım diyecek kadar cesur,Şiir benim Tanrımdır diyecek kadar tutkulu bir şairdir.Aşıktır,tutkulu ve zaman zaman “Benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir” diyecek kadar umutsuzdur.

Furuğ,Farsça “ışık” demektir,Furuğ Ferruhzad ise hala şiirleriyle,duruşuyla inadıyla bir ışıktır,aydınlatır.

yaşam belki
uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği
yaşam belki
bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı
yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur
yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır
ya da birinin şaşkınca yoldan geçişi
şapkasını kaldırarak
başka bir yoldan geçene anlamsız gülümsemeyle “günaydın” diyen

…….

Yeniden Doğuş

Kelimelerin gücüne inan,yaşıyorken her dilden ve coğrafyadan oku!

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid