Eski İstanbula Yolculuk; Balat

Satırlara sığdıramayacağımız tarihi barındıran Balat sokaklarında gelin hep birlikte ufak bir yolculuk yapalım.

229

BALAT

Pencerelerden sarkarak sohbet eden kadınları, evler arasında flama gibi asılmış çamaşırları, sokakta ip atlayan,top oynayan kocaman gözlü çocukları, ayakkabıcısı, meyhanesi, terzisi, turşucusu ile yoksul ve hüzne rağmen rengini korumayı başarmış,adeta bir fotoğraf albümünü yansıtan,profesyonel makinesini alan herkesin en az bir kez uğradığı,İstanbul’un kendi haline terk edilmiş semti Balat’a İstanbul’da yaşayan herkesin eski İstanbul’u birazcık olsun solumak için gelmesi gerekir.

balat
Balat

Samatya ile birlikte eski İstanbul’u en güzel yaşayan ve yaşatan semti olan Balat’a gittiğimizde bizi sokaklarda yakar top oynayan, ip atlayan çocukları karşılıyor. Elinizde fotoğraf makinesini gördükleri gibi poz vermeye pek hevesli bir şekilde ”abi, abla beni çek. ” nidalarını duyuyorsunuz, fakat fotoğrafı çektikten sonra ”abi 1 lira” demesi ile çocukların işi ticarete döktüğünü fark ediyorsunuz 🙂

Balat

Ahrida Sinagogu

Eğer Balat’a erken gitmeye karar verdiyseniz ilk durağınız “Ahrida Sinagogu” olabilir. Makedonyalı Yahudiler tarafından kurulan, adını cemaatin göç ettiği “Ohri” şehrinden alan ,sadece hafta içi sabah 10 civarında randevu ile gezilmesine izin verilen bu Sinagog,15.yy’da yapılması ile İstanbul’un en eski Sinagogu olarak biliniyor. 500 kişilik ibadet kapasitesi ile İstanbul’un en geniş sinagoglarından olan Ahrida, 93 Harbi sırasında Ruslara karşı savaşan Türk askerleri için duaların edildiği bir tören düzenlemesiyle de ünlü. Balat’ta şuanda yaşayan Yahudi kalmamasına rağmen çevre ilçelerden gelen Yahudiler için hala ibadete açık.

Ahrida Sinagogu

Fener Rum Erkek Lisesi 

Balata gittiğinizde kollarını açmış Balat’ı kucaklayan görüntüsü ile Fener Rum Erkek lisesini görmemeniz mümkün değil . Fransa’dan getirtilen kırmızı tuğlalarla yapıldığı için halk arasında “Kırmızı Okul” diye de anılan, büyüklüğünden dolayı sıkça Fener Rum Patrikhanesi ile karıştırılan Özel Fener Rum Erkek Lisesi, adını Cumhuriyetten sonra almış. Okulların karma olmasından sonra hemen bitişikteki bir binada eğitim gören kız öğrenciler de Fener Rum Erkek Lisesi binasına taşınmıştır. 4+1 yıllık eğitim veren okulda öğrenim dili Türkçe ve Yunancadır.

İstanbul’un fethinden önce faaliyet gösteren Fener Rum Lisesi “Patriklik Akademesi” nin bir devamı olarak bilinen okul,zaman içinde  çeşitli isimler almıştır.“ Patrikhane Akademisi”, “Büyük ve Rum Halkının Müzesi”, “Şehirlerin Kraliçesinin Müzesi”, “Kırmızı Okul”, “Mekteb-i Kebir”, “Birinci Akademi”, “Kuruçeşme Rum Halkı Müzesi” v.b. Burada müze Antik Yunan zamanındaki: “Güzel sanatların, kültürün, müziğin, şiirin ve felsefenin geliştirildiği yer.” anlamıyla kullanılmaktadır.

Fener Rum Erkek Lisesi

 Şuan 59 öğrencisi bulunan Özel Fener Rum Lisesi ve İlköğretim Okulu’nun giderleri “Fener Mekteb-i Kebir Vakfı” tarafından karşılanmakta ve öğrencilerden eğitim ücreti alınmamaktadır. Vakıf Yönetim Kurulu, İstanbul’da ki Rum cemaati tarafından seçilmekte ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün denetimine bağlı olarak çalışmaktadır.

 Ferruh Kethüda Cami

Büyük binalar inşa etmesi ile ünlü olan Mimar Sinan’ın sadrazamı Semiz Ali Paşa’nın kahyası Ferruh Kethüda için yapılan bu küçük camiyi görünce şaşırmayın! Caminin bulunduğu Mahkeme Altı caddesinin adı da eskiden Ferruh Kethüda Cami’nin avlusunun Balat Mahkemesi olarak kullanılmasından gelir.

Ferruh Kethüda Camii

 

 

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bunlarıda beğenebilirsin Diğer yazıları

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.

X