En İlginç Reenkarnasyon Hikayeleri

Uzmanlar yaptığı araştırmalar ve izlenimler sonucu pek çok hikayeyle karşımıza çıkmakla kalmıyor kanıt ve pek çok teoriyi de araştırmalarında barındırıyor.Psikiyatrlar bu tür insanlara ‘dissosiyatif bozukluk’ (çoklu kişilik bozukluğu) tanısını koysa da çoğu hikaye cidden bilimselin ötesinde tüyleri diken diken edecek cinsten.

1.334

Reenkarnasyon Nedir?

Reenkarnasyon veya ruh göçü, ruhun sürekli olarak tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin (Spiritüalizm: Ruhçuluk) bu olaya verdiği addır.

Yok canım, öyle şey mi olur? dediğinizi duyar gibiyim. Dışarıya çıkıp yüz kişiye “Reenkarnasyon nedir?”  diye sorsak on popüler cevap alsak belki de ilki “Saçmalık.” gibi bir cevap olur.

Ancak günümüzde ruh göçüne inanan insanların sayısı bir milyarı aşmaktadır.

Genel olarak filmlerden aşina olduğumuz Reenkarnasyon inancı, doğuda dinsel bir oluşumun parçası olmakla beraber batıda bilimsel düzeyde büyük ilgi görüyor. Bu inanca göre yeniden hayat bulan bu ruhlar geçmiş yaşamlarını hatırlamamakta, her şeye sıfırdan başlamaktadır. Yine bu inanca göre, bazı istisna durumlarda insanlar geçmiş hayatlarına dair anılar hatırlamakta hatta bazı ‘Deja vu’ anlarımızın geçmiş hayatımızdan anılar olduğunu söylemektedir.  Bu yüzden de bilimsel araştırmalar konusunda Reenkarnasyon oldukça popülerdir.

Uzmanlar yaptığı araştırmalar ve izlenimler sonucu pek çok hikayeyle karşımıza çıkmakla kalmıyor kanıt ve pek çok teoriyi de araştırmalarında barındırıyor. Kafalarda pek çok soru işareti bırakan bu hikayeler arasında pek çok Türk de bulunuyor. Ve dünyadaki bu hikayeler genel olarak birbirlerine benzeyen unsurlar barındırıyor.

Örneğin yeniden doğanlar, 8 yaşına dek geçmiş yaşamındaki anılarını hatırlayabiliyor ve sonraki yaşlarında bu anıları unutmaya başlıyorlar. Önceki yaşamlarına göre nasıl öldülerse, örneğin asılarak; boyun ağrısı, yüksek bir yerden düşerek;yükseklik korkusu, gibi etkileri yeni yaşamlarında barındırabiliyorlar. Çocuklarda görülen yara izleri veya vücut ağrıları pek çok travma gibi belirtilerde önceki yaşamlarında yaşadıkları şeylere bağlı olabiliyor.

Psikiyatrlar bu tür insanlara ‘dissosiyatif bozukluk’ (çoklu kişilik bozukluğu) tanısını koysa da çoğu hikaye cidden bilimselin ötesinde tüyleri diken diken edecek cinsten.

Bu araştırmalardan en popüler isimlerin hikayelerini sizler için araştırdık.

 

1. Luke Ruehlman

ABD’nin Ohio eyaletinde yaşayan ve henüz 5 yaşında olan Luke “Ben bir kadınken siyah saçlarım vardı ve küpe takıyordum.”, “Eskiden Pam’dım. Ben öldüm, cennete gittim ve Tanrı’yı gördüm. Tanrı beni geriye yolladı. Uyandığımda bir bebektim ve benim adımı Luke koydunuz.” Gibi kurduğuğu cümlelerle ailesini dehşete düşürmüştü. Bunun üzerine Luke’un annesi edindiği bilgilerle detaylı bir araştırma yaptı. Çocuğunun küçük yaştan itibaren ateş, yükseklik gibi korkuları olduğunu fark eden kadın gerçeği öğrendiği zaman şoka uğradı. Luke’a göre Şikago’da çıkan bir yangında binadan aşağıya atlayarak hayatını kaybetmişti. Gerçek ise Şikago’da Paxton Hotel’de çıkan yangında 19 kişinin öldüğü ve Pamela Robinson isimli bir kadının binadan atlayarak hayatını kaybettiğiydi.

Hikayeyi daha da ilginç kılan ise Luke’un Pam’ın hoşlandığı şeyleri yapması ve ona ait unsurları çok net bir şekilde taşımasıydı. Pam gibi org çalmaktan hoşlanıyor, onun müzik tarzının izinden gidiyordu. Çocuk yaşında hikayesi ile belirli bir dönem üne kavuşan Luke, zamanla anılarını da unutmaya başladı ve konu zamanla hemen hemen hiç gündeme gelmemeye başladı.

2.James Leininger

ABD’nin Louisiana eyaletinde yaşayan James’in hikayesi henüz 3 yaşına bastığında tuhaf kabuslar görmesiyle beraber başlıyor. Rüyasında sayıklayama başlayan küçük çocuk, “Uçak alev alıyor.” Ve “Düşüyorum.” gibi çığlıklar atarak rüyalarından uyanıyordu. Ayrıca uyurken “Jack Larsen, Natoma, Corsair, küçük adam.” gibi isimler de sayıklıyordu. Bunun üzerine bir gün oyuncakçıda gördüğü uçağı gösterip “Bu bir Corsair.” Dediğinde ailesi artık bunun normal olmadığını anlamıştı. Annesi Andrea oğlunun anlattıklarından yola çıkarak derin bir araştırma yapmaya başladı ve ulaştığı sonuçlarla birlikte adeta şok geçirdi. James’in kabuslarındaki uçağının Japonlar tarafından düşürüldüğünden yola çıkarak yaptığı araştırmalarında gerçekten de 2’nci Dünya Savaşı’nda ölen bir pilotun oğlunun anlattıklarına son derece uyduğunu gördü.

Ancak baba Bruce buna pek fazla inanmadı ve oğluna uçağının nereden kalktığını sordu. Bunun üzerine James ‘Natoma’ cevabını verdi.  Natoma 2. Dünya Savaşı’nda uçakların kalktığı bir savaş gemisiydi.  James kitapta gördüğü Iwa Jima adasını göstererek uçağının oraya düştüğünü söyledi. Ayrıca Jack Larsen en yakın pilot arkadaşıydı. Babası yine de oğlunun bu hikayeyi uydurduğunu düşündü ve bu yüzden karısına bunu kanıtlamak için Jack Larsen’i aramaya koyuldu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Natoma gazilerinin toplantılarına katılan Bruce, oradan edindiği bilgilerle Jack Larsen’in kim olduğuna ulaştı. 1945’teki Iwo Jima Savaşı’nda bir pilot gerçekten de ölmüştü ve o pilot 21 yaşında James Huston adındaki Larsen’in yakın bir arkadaşıydı. Hikayeyi dinleyen baba oğlunun anlattıkları ile aynı olduğunu fark edince bu sefer ölen pilotun son akrabası 84 yaşındaki kardeşi Anne ile görüştü. Görüşmenin ardından küçük James ile de sohbet eden Anne büyük bir şoka uğradı. Ancak yine de kardeşinin ruhunun bu küçük bedende yaşadığına inandığını belirtti.

Hikaye ailenin kaleme aldığı “Soul Survivor” kitabıyla ABD’de satış rekorları kırdı.

Ayrıca en önemli Reenkarnasyon araştırmacısı Dr. Ian Stevenson’un araştırmaları arasında Türk isimlerde var.

3.Cemil Fahrici

 

 

1935 yılında Antakya’da dünyaya gelen Cemil, çok geçmeden reenkarnasyona uğradığını iddia ettiği çeşitli kanıtları gözler önüne serdi.

Babası onun Fransız güçleri tarafından sarıldıktan sonra silahını çenesine dayayarak intihar eden

yerel kahraman Cemil Hayık olduğunu anlamıştı. Çünkü Cemil Hayık aynı zamanda uzaktan akrabalarıydı ve öldükten sonra Cemil dünyaya gelmişti. Küçük Cemilin aynı ölen Cemil gibi çenesinde ve başında yara izi olduğu fark edildi. Babası bu hikayeyi çevresiyle paylaşmaya başlayınca Dr. Stevenson vakayı ele aldı. Bu vaka sonucunda Reenkarnasyona uğrayan kişilerin önceki yaşamlarından izler taşıyabileceğini keşfetti.

4.Dallal Beyaz

1970’te Samadağ’da dünyaya gelen Dallal’ın doğduğunda başının üzerinde bir yara izi vardı. Çok geçmeden kendi kendine konuşmaya başlayan küçük kız garip davranışlarıyla annesinin dikkatini çekti. Anlattıklarının Zahide Köse adındaki bir kadının ölümüyle aşırı benzerlik göstermesi aileyi daha da şüpheye düşürdü. Zahide Köse düşüp kafasını vurarak hayatını kaybetmiş ve gömüldüğü mezarlığa kadar bildiğini söyleyen Dallal, önceki yaşamını hatırlayan vakalardan ilki denebilir.

Her ne kadar pek çoğumuz bu hikayelere inanmasa da günümüzde çoğu insan Reenkarnasyon’a inanmaktadır. Dini inançlara göre de pek çok araştırmaya tabi tutulmuş bu inanç çoğu kişiye göre ‘olabilecek’ bir durum haline gelmiş.

Öyleyse yaşıyorken yapamadıklarımız için hala bir fırsatımız var demektir :))

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bunlarıda beğenebilirsin Diğer yazıları

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.

X