Bir Kıskançlık Trajikomedisi: Bütün Çılgınlar Sever Beni

Moda Sahnesi’nin göz bebeği olan, bu sıralar 4.sezonu ile tüm salonu tıka basa dolduran Bulgar yazar Stefan Tsanev'in kaleme aldığı trajedi sizlerle.

2 251

Hayatın yoğun trafiğinde sıkışıp kalmışken ve hala yaşıyorken izlenecekler listesine bir madde daha ekleyelim! Sizi hayatın başka bir tarafından bakmaya davet ediyorum. Bu sefer beyaz bir perdeye değil birkaç sandalye, koltuk, sahne ve ışıklarla baş başa kalmaya ne dersiniz?

Moda Sahnesi’nin göz bebeği olan 16.10.2013 tarihinden beri oynanan ve bu sıralar 4.sezonu ile tüm salonu tıka basa dolduran Bulgar yazar Stefan Tsanev’in kaleme aldığı bir oyun:

“Bütün Çılgınlar Sever Beni”

Üç kişilik dev kadroda Mert Fırat, Volkan Yosunlu ve Öznur Serçeler yer almakta. Bu üçlü tek perdelik oyunda bize kıskançlık trajikomedisi sunuyor. Yani ilişkilerdeki paranoya, erkeklik halleri ve kadın kabullenişleri üzerine ironisi güçlü bir komediyi bize sergiliyorlar.

Oyunda, ilişki ve evlilik araya girdiği zaman kadın ve erkeğin dostluk ve aşk arasındaki ince çizgide kalışını ve nasıl bocaladıklarını görüyoruz. Bunun yanında kıskançlığın insanları korkunç boyutlarda bir güvensizliğe ittiğini oyunun içerisine serpiştirilmiş sert mizahla daha net görüyoruz.

Yosif (Mert Fırat); Harika bulduğu eşinin bu kadar kusursuz olmasının altındaki ince detaylarda kaybolan, hayata gerçekçi yaklaştığını, sanatın ve romantizmin bir zırvalık olduğunu düşünen biri.

Angel (Volkan Yosunlu); dostluk ve aşk arasında kalmış sanata düşkün, sıradanlaşmış hayata karşı gelen romantik bir adam.

Maria (Öznur Serçeler); eşinin yaptığı işin boş bir uğraş olduğunu düşünmesinden sıkılan kendini sanata adayan kalbi kırık bir kadın.

 

 

Küçük bir alıntı ile devam ediyorum:

“Maria: Bir mimar olarak neden ev değil de çeşme yapıyorsunuz?

Angel: Tavanda idam edilmiş bir lambanın dışında bakılacak başka bir şey olmadığından,yavaş yavaş yükseklere bakma alışkanlığını yitiririz.

Maria: Evet, doğru.

Angel: Tavanın üstünde,gökyüzünün,yıldızlar ve evrenin bulunduğunu unuturuz. Daha büyük olduğumuzu düşünmek için,kendi dünyamızı gitgide küçültür,duvar ve tavanlar kuşatırız. Bundan dolayı ev yapmak istemiyorum. Çeşmeler ise gökyüzünün altında.

Maria: Evet, evet… Ne zamandır gökyüzüne bakmadığımı hatırlamıyorum.”

Oyunun konusunu kısaca özetlemek gerekir ise; Yosif, eşi Maria’nın kendisine olan sadakatini test etmek için Maria ile tanışmalarına vesile olan en yakın arkadaşı Angel’dan yardım ister. Öncelerinde buna şiddetle karşı çıkan Angel’ın da Maria’ya hissettiklerinden dolayı bu yardım isteğini kabul eder ve üçlü arasındaki ilişkiler çıkmaz bir sokağa girer. Size kalan ise ışıkların sahneye dönmesi ile birlikte sırtınızı koltuğunuza yaslayıp izlediğiniz trajedideki verilmek istenen mesajlara küçük bir tebessüm ile cevap vermek oluyor.

İzlerken kendinizi müziğin akışına verecek ve 80 dakikanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Bittikten sonra insanda oturduğu yerden kalkmama isteği uyandıran bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Şimdiden Yosif’in keskin mizahı, Angel’in engel tanımayan romantizmi ile iyi seyirler dilerim.

Daha fazlası için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bunlarıda beğenebilirsin Diğer yazıları

2 Yorum

  1. Aleyna Diyor

    Yazınıza bayıldım. Çok merak ettiğim bi oyundu zaten sayenizde hemen gidip izleyeceğim.

  2. Almira Diyor

    Ya gerçekten böyle bi yazı gördüğüme sevindim ve gerçekten çok akıcı bi anlatımın var bunun gibi bir çok güzel yazı yazmay devam edersn umarım

Cevap bırakın

Email hesabınız yayınlanmayacak.

X