2017 İstanbul Film Festivali’nden İzler

İstanbul 2017 Film Festivali'nde Bu Yılda Birbirinden Güzel Filmler İzleyiciyle Buluştu

111

2017 İstanbul Film Festivali’nden İzler

2017 İstanbul Film Festivali 5-15 Nisan tarihleri arasında gerçekleşti. Her sene olduğu gibi yine festival kitapçığındaki tüm filmleri inceledikten sonra izlemek istediğim filmleri seçtim ve bir festival insanı olarak sinema koltuklarında ki yerimi aldım. Bu sene festivale biraz gecikmeli başlayabildiğim için, toplam 4 film izleyebildim ve hepsinde de farklı dünyalar keşfettim.

Öncelikle 4 filmin hepsi de farklı ülkelere ait yapımlardı. Aslında filmleri seçerken özellikle böyle olsun diye bir düşüncem yoktu ama tamamen tesadüf olarak böyle gerçekleşti ve farklı dünyalara yolculuğum bu şekilde başladı.

İlk filmim, 2016 yılı yapımı bir Arjantin filmi olan “Aşk Gecesi” idi.

 12 yıllık evli ve 2 çocuklu bir çiftin bir gece arkadaşları ile dışarı çıkma planı ile başlayan ama sonrasında ilişkilerini, birbirlerini sorgulamaları anlatan arada komedi öğeleri ile süslenmiş enteresan bir filmdi. Hayatın monotonluğunu, evlilikte çiftlerin zamanla birbirlerine olan sevgilerinin değişimini sorgulayan filmin finalinde eski çılgın günlerine dönmek isteyen çiftimiz ne yazık ki iki çocuğu olduğu gerçeği ile yüzleşmektedir.

İkinci filmim ise 2017 yılı yapımı bir Hindistan filmi olan “Newton” idi.


Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Hindistan sineması gerçekten bizim alışkın olduğumuz “Hollywood Sineması” çekim teknikleri ve hikaye akışına çok yaklaşmış durumda. Bu nedenle de hem filmin kurgusuna hem de sahnelere çok rahat adapte olabiliyorsunuz. Filmde idealist bir devlet memurunun Hindistan genel seçimlerinde ücra bir seçim bölgesine sandık başkanı olarak atanması ve bu serüvende başından geçen komik ve düşündürücü olaylar anlatılmaktadır. “Maocu” adı verilen teröristlerin kontrolündeki bölgede sağlıklı bir seçim yapmaya çalışan başrol oyuncumuz ile seçim güvenliğini sağlamakla görevli askeri birliğin komutanının yaşadığı çekişmeler film boyunca devam etmektedir. Tüm bu curcuna sadece 72 kişinin oy kullanabilmesi içindir ve elektrik bile görmemiş bu insanların elektronik oy kullanma makinesi ile oylarını kullanacak olması da işleri daha da komik bir hale getiren ayrıntılardan sadece biridir.

Üçüncü filmim ise 2016 yılı İngiltere yapımı “Ateş Serbest” filmi.

Filmin tamına yakın bir kısmı, tam zamanlı çekim olarak ve terkedilmiş bir depoda geçmektedir. Kaçak silah ticareti yapan bir grup, bu kaçak silahlar için alıcı olan İrlandalı başka bir grup ve bu satışa aracı olanlar simsarlar bir gece vakti terkedilmiş bir depoda buluşurlar. Aslında tam sorunsuz bir değiş-tokuş yapılmışken, daha 1 gün önce birbirleri ile kavga etmiş iki kişinin bu farklı grupların içinde olması ve birbirlerini fark etmeleri ile işler karışır. Baştan sona komedi öğeleri ile örülü, sürekli silahların patladığı, herkesin en az 3 kez vurulduğu eğlenceli bir film “Ateş Serbest”. Filmin belli bir aşamasından sonra acaba filmin sonunda kimler hayatta kalacak diye kendi içinizde tahminler yapıyorsunuz. Hareket ve aksiyonun sürekli arttığı bu filmin finali de gayet tatmin edici ve sinema salonunu terk ederken iyi ki gelmişim dedirten filmlerden biri.


Dördüncü ve son filmim ise 2016 yılı yapımı bir Mısır filmi olan “Kır Düğünü”.

 Her şeyden önce; bu tarz farklı ülkelere ait filmleri o ülkelerin kültürüne ve yaşamına köprü kurabildiğimiz, belki de bize çok uzak olan bu ülkeleri daha yakından tanıma imkanını yakalayabildiğimiz için çok seviyorum. Filmimiz, Mısır’da köklü bir restoran işleten ailenin yaşamı, kendi aralarındaki ilişkileri ve aile bireylerinin aşk ilişkileri üzerine kurulu eğlenceli bir film. Mısır’da yapılan yemekleri ve bir kır düğününün tüm detaylarını görebileceğiniz bu film, restoranın peşinde olan zengin başka bir ailenin işin içine girmesi ile iyice hareket kazanıyor. Mısır mutfağını, eğlence ve şölen anlayışını, yaşamdan farklı kareleri, aşkları görebileceğiniz bu filmin sonu nasıl bitiyor derseniz, Mısır/Hindistan karışımı mutlu son diyebilirim.

15 nisan itibariyle, 2017 İstanbul Filme Festivali de sona erdi. Festivalin hakkını belki tam anlamıyla veremedim, sadece 4 filme gidebildim ama şunu söylemem lazım ki; gündüz seanslarında bile kalabalık izleyici kitlesinin olması, İstanbul halkının festivalini sahiplendiğini görmek beni çok sevindirdi. 2018 yılında İstanbul Film Festivali’nde karşılaşmak üzere.

‘Tüm filmleri beraber izlediğimiz sevgili eşimin de bu yazıya yorumları ile katkısı çok oldu bu nedenle kendisine de teşekkür ederim.’

Hoşçakalın…

İfade Bırak
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bunlarıda beğenebilirsin Diğer yazıları

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.

X